Eleştiri,  Film-Dizi

The Queen’s Gambit

Carlos Rafael Rivera – The Queen’s Gambit

Netflix’in en iyi dizilerinden biri. Walter Tevis’in romanından uyarlama. Roman 1983’te çıkmıştır. Dizinin bir Amierikan yapımı olduğu gözden kaçmıyor. Amladığım kadarıyla 1980’lerdeki romanlar efsane nitelikte.

Dizi Scott Frank ve Allan Scott tarafından oluşturulmuştur.

23 Ekim 2020’de Netflix’te yayınlandı.

Dizinin içeriğine gelirsek, Beth Harmon adında bir kız yetimhanede bir hademe tarafından satranç öğreniyor. Yetimhanelerde günlük verilen sakinleştirici ilacını ters bir şekilde kullanıyor. Biriktirip toplu şekilde içtiğinde beyninin yaratıcı tarafı etkinleşiyor.Tavanda satranç taşlarının oynadığını görüyor. Halisinasyonlar görüyor. Satrançta kendini gelişitiriyor ve muazzam bir yeteneği oluyor.

Bir aile onu evlatlık ediniyor. Fakat üvey babasıyla arası sıcak olmuyor. Turnuvalara katılıyor ve annesi de ona destek oluyor. 🙂 Her maçta kazanması onu popüler yapıyor. Gazetelerde, Ülke’de tanımayan olmuyor küçük kızımızı. Hiç parası yokken birden zengin denilecek kadar oluyor. Sonra gelsin röportajlar. Fakat bir yönü var ki, çok hırslı. Kaybetmeyi hiç sevmiyor. Kazanmak için gecesini gündüzüne katan biri Beth.

Dizide kendinizi kaybedebiliyorsunuz. En güzel yanı ise bir başarının nasıl gerçekleştiğini öğretmesi. Beth Harmon hep ilaçlar sayesinde iyi olduğunu sanırdı ama o gerçekten iyiydi. Çalışıp, çabaladığı için. Dizi bize bunu gösteriyor. Beth turnuvalarda kazanmak için en az 7 saat çalışıyor. Hatalarının üzerinden geçiyor, daha iyi olabilmek için usta kişilerin satranç kitaplarını okuyor. Ve şunu diyor dizi bize; iyi mi olmak istiyorsun, o halde en iyilerle oyna.

Beth Harmon daima hep iyilerle oynadı. Sürekli yükseldi, Ve insanların kalbini kazanmayı başardı. Kaybettiği insanlar olsa bile, hayalinden vazgeçmedi.

Satrancın zor olduğunu hepimiz biliriz. Belki ne kadar zor olabilir ki diye geçirmişizdir içimizden. Ne kadar zor olduğunu bu dizi gösteriyor bize. Yıllarını veriyor Beth, oyun hamlelerini, savunmayı, taktiklerini. Çoğu kez içindeki hisse göre oynuyor ama. Satanç epey zor bir oyundur çünkü anda kalamazsın. Karşı takımın gidişatını izlemek zorundasın. O an oynadığın taşla, iki üç hamle sonrasını görmek zorundasın.

Diziyi izledikten sonra satranç oynama isteği geliyor ama tabi orada ki gibi heyecanlı olmuyor.

Valla satranç konusunda iyi değilim diyebilirim. 12 yaşındaki kardeşime defalarca yeniliyorum. Kabul etmek gerek o benden daha iyi oynuyor. 🙂

Dizi’ye geri dönersek, Beth Harmon’un kimden hoşlandığını gerçek anlamda merak ediyorum. Bilirsiniz ya böyle dizilere hafif aşk eklenince kalbi alıp götürür. Dizinin devamı geleceğine inanıyorum.

Bazı sahnelerde gözleriniz sel olabiliyor. Ve ayrıca Beth Harmon sen ne güzelsin öyle. Güzelliğini mi başarını mı izliyoruz bilemedim.

Dizide özellikle turnuva sahneleri o kadar heyecanlı ki, oturup ses çıkarmadan izliyorsunuz. Sanki bu bir kurgu değil de oradaki gerçek. Bir yarış ve heyecanı doruklarına kadar yaşıyorsunuz. Bunun böyle olmasını sağlayan ise çekimler, kadrajlar ve müzikler. Ve süper oyunculuk.

Beth Harmon yani Anya Taylor Joy oyunculukta mükemmelsin.

Dizinin tek eksiği Beth Harmon’ın düşüncelerine ve duygularına pek yer vermemesidir. Merak ediyorsunuz o an ne düşünüyor ne hissediyor. Biraz gizem katmışlar. En azından dizinin bitişinde bir mektupta hayatını bahsedebilirdi kendi dilinden. Annesine bile sevdiğini çok söylemedi. Yine de yüzünden anlaşılıyor.

Bir dizinin iyi olup olmaması kesinlikle oyunculuk ve uyandırdığı hislerle alakalıdır. Ve o dizi size mutlaka bir şeyler katmalıdır. Eğlence için olsaydı, sürükleyici olur izler zaman geçirirdik. Fakat bu diziler öyle değil. Mutlaka içerinde bir mesaj bulunuyor. Yıllar geçse bile satranç gördüğünüzde aklınıza geleceğine eminim. Özellikle bu diziler sayesinde farklı ülkelerin kültürlerini, yaşam tarzlarını görüyoruz. En sevdiğim yanı sanırım bu.

Anya Taylor seni bu dizi sayesinde tanıdım 🙂 Başarıların olsun güzel kız.

6 Yorum

  • Avatar

    Barış

    Yazar hanım çok güzel bir yazı olmuş toplumuz da böyle güzel yazıları sizin sayenizde okuyabiliyoruz şimdiden teşekkürler.
    Yorumum bu dizi hakkında en iyisi olmak için en iyilerle yarışmanız gerekir,hırs deseniz var ama belki de o karakterin duygu ve düşüncelerine yer verilmemesi belki de dediğiniz gibi bir gizem katmak içindir.Ama size sonuna kadar katılıyorum müzikleri ve oyuncu seçimleri bence uyumlu.
    Bu arada umarım hep böyle yazılar yazmaya devam edersiniz.
    Sevgiyle kalın.

    • Buse Malkoç

      Buse Malkoç

      Teşekkür ederim Barış yorumun için 🙂 Aynı dizileri izleyip üzerinden tartışmak çok güzel. Bence buda bir kültür, sanattır. Dizilerin kötü taraflarını yazmaya içim el vermiyor çünkü beğenerek izliyorum. Beğenmediğim dizi nadir sanırım. Onlarda uzun sezon olanlar, sürekli aynı konuları tekrarlayınca. Devamı gelecek böyle yazıların. Hatta film dizi önerileri de yapabilirim. Sende Sevgiyle kal. 🤍

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!