• Şiir

    Kışın Soğuk Tarafı

    Kış geldi, İnsanlar sokakta karın yağışını kutlamaya başladılar bile, Kartopu yaparken elleri buz tutan binlerce insan, Ve keyfinden bin köşe olan milyonlarca yürek.   Kış geldi, Sobanın ateşiyle alelacele bir ısınma telaşındaki yüzlerce anne, Çocuklarının ısınması için gazete kâğıtları yakıyor, Evine çuval çuval kömür taşıyan babalar, Ellerindeki siyah kalıntıları bile görmüyorlar.   Kış geldi, Kiminin elinde kartopu, oynar, Kimininse yatacak yeri yok, donar,   Kış geldi, Kış herkese bir geldi, Ama bazılarına daha soğuk geldi.  

  • Şiir

    Ben de Değiştim

    Tek suçlu sen değilmişsin, geç oldu anlamam Seni en başında terk etmeliydim Çektiğim sancıların hepsi benim hatam Ben de en az sen kadar değiştim.   Dinlediğim şarkılar da kesmiyor hıncımı Cansız çıkacağım bu viraneden Güçlükle yazıyorum bu satırları Yıllar çok şey götürmüş benden.   Ben de değiştim tabii, sigaraya başladım Kokusundan bile nefret ederdim değil mi ? Boş ver, yokluğuna da böyle alıştım Sesim boğuklaştı, gözlerim biraz sisli.   Ölümü düşünüyorum, bu kaçıncıdır Gözüm kör olsun bir sevdana zincir vuramadım Beyaz taşa bir gün benim de adım kazınır Hiç haberin olmaz, sana ne kadar uzağım.   Değiştim herhalde, değişmez olur muyum ? Kendimi unuttum ama sen hala  ezberimdesin Mutlusun, gözlerinden…

  • Şiir

    Kayboldum Seninle

    Sensizlik bir sessizlik fırtınası yüreğimde  Susuyorum, bütün benliğimde gizlice  Özlemim, ölümden hallice   Bırak… sadece bırak toz olayım bir gecede…     Gideyim bırak beni, susarak izle bir kere  Harap oldum kalbimde tek yaşarken  Gittin… arkana bile bakmadın, neden  Kaldım geride yine biçare    Seslendim arkandan, bir daha  İstedim, sadece istedim, seni bir daha görmeyi  Duruldu kalbim, görmüyor artık geriyi  Ellerim arıyor ruhunu, her yer tenha…    Bak bana…  Ne olur bak sevgilim  Bak çünkü seni seviyorum  Çünkü kopamıyorum senden  Bırakamıyorum ellerini tutmayı    Kayboldum…  Yine uzaklardayım   Yollar dile geldi artık    Gel…   Sadece gel…  Konuşmasan da olur  Yeter ki gel sevgilim… 

  • Şiir

    Harabe

    Gözlerinde bir kez kendime rastladım Hiç  unutamadım, bilmem sen hatırlar mısın Ne yanaklarıma süzülen yaşlar anlatabilir, Ne de sen dinlersin hayatım.   Sevgilim, derdim eskiden ! Sevgimle dertlendi  başım. Önce sen gittin, sonra bitti hayatım. Dalgınlığımı oradan anlarsın.   Hangi  aynaya baksam Bir harabe görürüm karşımda. Sevginle güzelleşemedim ya, Çiçek bile açmaz mezarımda.   Yine de bir kez olsun gülümse karşımda Diyeyim ki, yaşamak buymuş aslında Gülmesen de olur, sadece bak bana. Sen bana bak, Ben sana Hep aşığım.   Kalbim  yoruldu, Ah… dile gelse ne çok susar…   Yine de bir çağırsan hemen koşarım Yetmese nefesim, tutmasa da dizlerim… Varsın son nefesimi uğruna vereyim Yâr yolunda ölmek , herkese…

  • Röportaj

    Edebi Fotoğrafçı; ZEKERİYYA AKBAŞ Röportajı

    1-Türkiye’de değeri bilinmeyen genç bir yetenekten söz edeceğiz. Hem fotoğrafçı hem bir şair. İz kitabının yazarı; ZEKERİYYA AKBAŞ bize kendinizden kısaca söz eder misiniz? –92 Kütahya doğumluyum memur bir ailenin son ferdi olarak sonbaharın tam sonunda dünyaya geldim. Anadolu üniversitesi Malive mezunuyum ve aynı zamanda Atatürk üniversitesi Fotoğrafçılık ve kameramanlık öğrencisiyim.  2-Fotoğraflarınızı çekerken tam olarak ne hissediyorsunuz, süreç nasıl işliyor? Önceden mi ayarlıyorsunuz yoksa fotoğrafı çektikten sonra mı ortaya eşsiz görüntüler çıkıyor? –Sokağın gücüne akışına ve o kargaşanın ortasında insanların bana anlattıkları çok şeyler olduğuna inancım her zaman çok yüksektir sokak fotoğrafçılığında kurgu olayım yok. En çok gözetmem gereken zamandır. Sürekli akıp gider kendi döngüsünde onu yakalamam lazım “ömrümüzden gittiği…

  • Şiir

    Kıvrılmış Geceler

    Savrulmuş saçları dünden bugüne Kronos’un avucunda, zamanın sınırında Deneysel bir kabilenin akşamüstü toplantısında Bir tutamı Marmara’nın batık gemilerinin avlusunda Belki de Titanik’tedir Belki de kavrulmuş Alamut Kalesi’nin ket vurulmuş kütüphanesinde Belki de yaşımla dalga geçen dördüncü boyut esintisinde Bedenime örgü örmek kadar basittir köklerin İlk nefesimde sevmişim seni İlkten sonrakiler hüzün kokan anı tazelemeleridir Katıklı ve katıksız savruluşlardır -ELVAN ZARİFE BOYLU

  • Şiir

    Sözleri Kilometrelerin Arkasında Susturmak

    Hissediyorum, Bu şehir beni ele geçiriyordu Kalbimi benden alıkoymak istiyordu Ve ellerim kollarım bağlıydı bütün bunlar olurken Sadece kilometrelerce uzaktan izlemekteydim Karanlık boğuyordu sesimi Düşünmek bile istemiyordum içimden Duygularım konuşmuyordu benimle Küs de değildik oysaki, neden suskundular Sonumuzun çizildiği kıyılar ellerimde saklıydı Acı bir gerçekle bu yükü bana vermiş hayat … Sözlerin bittiği noktanın ötesine geçmek imkânsız -Seni sevmek ve seninle mutlu olmak gibi bir şey- Kalbimin ezgisini hissedemiyordum saatler ilerliyorken Biri içimdeki beni hapsetmiş zihnime hükmediyor sanki Özlüyorum, Ölüyorum, Duyamıyorum, Duyulamıyorum, Ve en acısı sana ulaşamıyorum… Kilometreleri unutmak, senin sesini unutmak veya kendimi unutmak Ulaşamayacağım hedefleri hayalime yazmak istemezdim… -OZAN SARAÇLAR

  • Şiir

    EZGİ

      Bırak kimse duymasın ezgini, Bırak yağmur ellerini tutsun. Bırak, Bir defa, Filizlensin ağacın. Kabul görsün isteklerin, Gözlerin kapandığında ışığın savrulsun, Dere tepe koşsun hem de. Gezsin gücünün yetebildiği kadar, Yolu var daha alacağı. Kalbinin ritmi bozulsun, Ufak tefek sevgiler, Doyurmasın seni, Bırak sesini yankılansın. Bırak, Bir defa, Ağrıların dinsin. Ama kimse duymasın ezgini, Gözlerin daldığında kimse bilmesin, Gizemini. Kafanın içinde dönüp duran hikayeleri unut, Yaşına yaz, yılına yaz, Yazabildiğin her yere mühürle adını. Bırak, Bir defa, Uzaklara gitsin sevgin. Nefes aldığın her yere, Bir gülümseme bırak. …   Kim istemez ki doğmayı yeniden. Rüzgar ılıksa, Tenimiz yumuşuyorsa, Ve yıllar geçtikçe daha da güzelleşiyorsak. Kim istemez doğmayı, yeniden. Bırak, Bir…

  • Art By Lucia Demi
    Şiir

    TANRI

    Art By Lucia Demi   Tanrının sözlerini unuttum. Tanrının çocuklarına uydum. Bir yaz akşamı, gökyüzü. Bulutların oturuşu yüreğimi burkuyor, Yassı ağaçlar bana gülümsüyor. Bu kumral gecelerin sahibi benim, şu ovacıklar kıvrılan belim. Hangi gün yüzünü göreceğim? Yetmiş milyar insanın, içinde yaşamaya çalıştığı bir gezegenden yazıyorum. Biz insanlar okumayız. Kim yazmış, ölmeyenleri? Hiçbirimiz soyunmayız üşüyen evlere. Beriki evimiz, gündüz kondu. Uykularımız aheste güneşten, tenimiz nazikçe krem ister nasırlı ellerden. Henüz vakti dolmadı çark-ı şehlanın. Azdan çok, çoktan az gitmemeliydi. Siz ne biçim bir biçimsizsiniz? Aşağı söylesem bitap düşecek beşer, yukarı söylesem sesim rüşvet bilmez. Karlı güzler geri gelecektir. O zaman geçmişime güzel yemekler pişireceğim. İnce tenlerin ardından beni izleyiver. Göreceksin ki…

  • Öykü

    Benliğimdeki ben

    Düşünmekten korkuyorum artık. Güvenimin kalmadığı akşamlarda elimde bir kitapla sessiz sevdalara dalıyorum. Biliyorum bir gün olsun kimse beni ben olduğum için sevmedi. Her gece saklandığım kendimden sabahları yüz yüze gelmek artık korkutuyordu beni. Aynalara küsen kadınları şimdi daha iyi anlayabiliyordum. Bazen de onların beni anlamasını istiyordum ama sırtlarını dönüyorlardı bana. Sessiz sedasız bir gidişin arkasından akan birkaç damla gözyaşına sarılıyordum. Ben kendimden kaçtığım zamanlarda hep sana geldim ama sen bir kez olsun açmadın kapını. Hep o kapının arkasından bağırdım bencilliğine. Şimdi kapkatı bir kalple yanına geldiğimde bir şeyleri şikayet ediyorsun. Yine beni görmüyorsun. Elimde tuz buz olmuş kalbimle yürüyorum uçurumun üzerindeki köprüde. Dünyanın ne kadarda acımasız olduğunu Sabahattin Ali’yle tartışacak…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!