• Şiir

    Muhtacım…

    Üşüyorum, Kalbim toprak altında kalmış Çok soğuk burası Kendi içimde buz tutuyorum   Tut ellerimi, ne olursun tut Bırakma, yok olmaya bırakma beni Giderim… uzaklara gider, kaybolurum İçimde üşüyorum…   Rüyalarımda ısınıyorum Yine seninle buluşuyorum Garip ve yarım bir sıcaklıkta yine beraberiz Ellerimiz uzaktaki iki yabancı…   Sıcaklığın derinliklerindeyim Hâlâ üşüyorum, üşüyorum ve düşüyorum Düşünüyorum ama kavuşamıyorum Bir boşluktayım, ucu bucağı yok   Serin gecenin içinde bir fener aradım Sevgilim, gözlerine muhtacım Yolum, kalbinde gizli Sana muhtacım…

  • Şiir

    Sonsuza Değin

    Bir gece vaktinde ayrıldım rüyamdan Kaybettiğim hayallerime yetişmek için Havada keder kokusu vardı, içinde sen Yaşamın ötesinde bir nefes hissediyordum Bir müzik notası gibi yerim belirsizdi bu gece Melodimse yüzünde saklıydı ama sen gülmüyordun Yıldızların arasında yolculuğa çıkmıştım Kuyruklu bir yıldıza rastladım, dilek tuttum; yine içinde sen Kaldırımlarda oturdum, bir sigara yaktım Verdiğim her nefeste yaralarımı hatırladım Canım acıyordu, biliyor ve hissediyordum Ama sana gelmek istiyordum, iyi görünmeliydim Kanamakta olan bir yara sanki içimden bana sesleniyordu Duymuyordum, duymaya korkuyordum Vurulmuştum duygularımdan çünkü Yaram ağırdı, ağzımda bir kan tadı vardı Çektiğim her dumanda sana yaklaştığımı hatırladım Verdiğim her nefeste uzaklaşıyordun benden Nefesimle çizdiğim yolu kanımla siliyordum Hayalimde kurduğum dünyada gerçekte kayboluyordum…

  • Şiir

    Benliğimden Kopan Ayların Unutturduğu Yıllar

    Kırık ellerimle yazdığım dizeleri özlüyordum  Geceler geçtikçe anlamını anlarken bileklerimde yanıyordu  Rüyalarımda ışıklı caddelerin içinde gezintiye çıkmış gibi  Zamanın nasıl geçtiğini bir an olsun aklıma getirmiyordum  Ellerim vücudumdan, benliğimden ayrılmış parçalardı sanki  Seni görünce beni unutur giderlerdi, satır aralarında dolanırlardı    Sussam dergiler konuşur, sayfalar dinler  Yerimde esse de yeller, uzaklara götürse de sesler  Elimde avucumda ne varsa seninle geçen  Ömrüme sığdıramadığım saatler, anlamlandırmak istediğim günler  Hepsi uzaktaydı, hepsi suskundu, hepsi ölüydü, hepsi özlem doluydu…    Kıyafetlerin bile seni sevdiriyordu bana   Benden seni unutmamı bekledin ama  Düşüncesizlikle…    Halbuki o kadar korku dolu değilmiş seni özlemle sevmek  Ama bir o kadar zormuş senden kaçmaya çalışarak yaşamak…    Ihlamur kokulu yolların…

  • Şiir

    Gökyüzündeki Yelken

      Alalım bu gece hayallerimizi  Alalım bu gece nefesimizi  Bakalım bir kez daha birbirimize  Açalım bir yelken ardından, özlemimize    Elini tutayım bir daha, bakarken denize  Sular, mürekkep olsun; gökyüzü kâğıt  Anlatalım sevgimizi birbirimize  Yakalım bütün acılarımızın arkasından bir ağıt    Düşlerimde düşerim yollara, gelirim sana  Özlemin doruklarında yaşamaktayım  Kopamam senden, geçerim benliğimin ardına  Sesin, yaşamakta olduğum son ayım     Buluşalım yeniden, her yeni günde  Kavuşalım artık, gelelim kendimize  Yeniden yaşat hayatımızı gülüşünde  Ve suskunluğumuz kalsın bize… 

  • Şiir

    Sözleri Kilometrelerin Arkasında Susturmak

    Hissediyorum, Bu şehir beni ele geçiriyordu Kalbimi benden alıkoymak istiyordu Ve ellerim kollarım bağlıydı bütün bunlar olurken Sadece kilometrelerce uzaktan izlemekteydim Karanlık boğuyordu sesimi Düşünmek bile istemiyordum içimden Duygularım konuşmuyordu benimle Küs de değildik oysaki, neden suskundular Sonumuzun çizildiği kıyılar ellerimde saklıydı Acı bir gerçekle bu yükü bana vermiş hayat … Sözlerin bittiği noktanın ötesine geçmek imkânsız -Seni sevmek ve seninle mutlu olmak gibi bir şey- Kalbimin ezgisini hissedemiyordum saatler ilerliyorken Biri içimdeki beni hapsetmiş zihnime hükmediyor sanki Özlüyorum, Ölüyorum, Duyamıyorum, Duyulamıyorum, Ve en acısı sana ulaşamıyorum… Kilometreleri unutmak, senin sesini unutmak veya kendimi unutmak Ulaşamayacağım hedefleri hayalime yazmak istemezdim… -OZAN SARAÇLAR

  • Mert KAYALI
    Şiir

    Aşkı anlatmak

    Deliydi seni sevmek ,delilikti aşk kelimeler, sözcükler Seni anlatmaya yetersizdi. Hangi güzellik seni dillendirmeye kafi gele bilirdi ki … Seni anlatmak zor iş aziz’im… Hasreti soluma acıyla saplanan, sana olan özlemle iç çekip , of demekti. Kışın Yağan karın beyazlığı ile doğayı kartpostal’a çeviren ,kar tanelerinin, tane tane hiç birbirine değmeden dans ederek toprağa kavuşmalarını izleyip, bir fincan sıcak kahve mi yudum’larken, buğulu pencerenin camına adını yazmaktı. Seni anlatmak zor iş aziz’im … Gözlerine dalarken, bilinmeyen diyarlara gidip , rüyadaymış gibi kaybolmaktı. Göçebe turnaların kanadına konup, diyar – diyar uçup nasıl aşk Sarhoşu olduğumu haykırmaktı. Bağdat caddesi’nde, sokak sanatçılarının çaldığı müzik eşliğinde, umarsızca deli gibi ahenkle kendimiz den geçercesine dans…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!