• Deneme,  Toplum

    Mucizelere Koştuğunda

    İnsan bu, umutlanır, sever, bağlanır, acı çeker. Hayal kırıklığına uğrar her ay hayal kurdukça. Anlam yüklediği her şey anlamsızlaştırır onu. Kendini kaybeder zaman içerisinde. Ya insan insanı anlamaz. Ya insan çok yaşadığından insanlığa inanmak istemez. İnsanız sonuçta, en insan noktamızdan kırıldık. İnsanlar bu kadar önemli midir, belki. Kalp kırılır mı her söze. Her söze değil. Kırıldıysa kalbin bildiği bir konu vardır mutlaka. İnsanız sonuçta. Biz ne kadar gözle görsek, söylenenlere inansak ta suskunluktadır gerçekler. İşte sevgi meselesinde en susan en sevendir. İnsanlar gider, ihanet etmek için yaratılmışlardır. İnsanlar kendi hayatlarını bırakıp senin hayatını yönetmeye çalışırlar. Suç hep sende bilir misin? Onlara bu kadar anlam yükleyen de sensin. Senin güzelim hayatına…

  • Şiir

    Benliğimden Kopan Ayların Unutturduğu Yıllar

    Kırık ellerimle yazdığım dizeleri özlüyordum  Geceler geçtikçe anlamını anlarken bileklerimde yanıyordu  Rüyalarımda ışıklı caddelerin içinde gezintiye çıkmış gibi  Zamanın nasıl geçtiğini bir an olsun aklıma getirmiyordum  Ellerim vücudumdan, benliğimden ayrılmış parçalardı sanki  Seni görünce beni unutur giderlerdi, satır aralarında dolanırlardı    Sussam dergiler konuşur, sayfalar dinler  Yerimde esse de yeller, uzaklara götürse de sesler  Elimde avucumda ne varsa seninle geçen  Ömrüme sığdıramadığım saatler, anlamlandırmak istediğim günler  Hepsi uzaktaydı, hepsi suskundu, hepsi ölüydü, hepsi özlem doluydu…    Kıyafetlerin bile seni sevdiriyordu bana   Benden seni unutmamı bekledin ama  Düşüncesizlikle…    Halbuki o kadar korku dolu değilmiş seni özlemle sevmek  Ama bir o kadar zormuş senden kaçmaya çalışarak yaşamak…    Ihlamur kokulu yolların…

  • Deneme,  Toplum

    Esintiler Fırtına Getirir

    Akıl insanın en büyük mekanizmasıdır fikirler ise bu mekanizmanın temel parçasıdır. İnsan fikirlerine ne kadar güvenirse o derecede başarılı olabileceğine de inanır aslında ama fikirleri toplum tarafından yadırganıp kabul görmez korkusu maalesef bazı kişilerde hâkim durumda bu da insanları bir şeyler üretip yeni fikirlerden uzak tutuyor. İnsana çağrışım yapan dış etkenler örneğin düşüncelerini geliştirmez mi ya da bu esintiler birikerek daha üst boyuttaki hayalleri getirmez mi? Belki de bu hayaller bir insanın hayatındaki en büyük kilometre taşı olacak ve hayatının dönüm noktası olarak nitelendirebilecek.   Şimdi size şu soruyu sormak istiyorum: Aklımızdaki bu ufak esintilerin neden büyümesini istemiyoruz? Kendimizi geliştirebileceğimizi bilmemize rağmen sırt çevirip garipsenmekten korkuyoruz? Bunların da cevabı aslında açık.…

  • Deneme,  Eleştiri,  Psikoloji,  Toplum

    Yaşamak ya da Yaşamamak tüm mesele bu

    Karanlıkların içinden kalbimizin küçük parçalarını yansıtan yıldızlar var. Her gün itina ile gecenin içerisinden bize sırıtıyorlar. Acaba gökyüzü kalbimize benzeseydi, kalbimizde bu denli karanlık olur muydu? Anlatılacak o kadar duygu, huzur hali, ihanetler varken insan hiçbir hikâyeye yakıştıramıyor kendini. Yok ya, insanın acılarına da saygıları kalmamış bu insanların. Derdini anlatsan bir dert, anlatmasan bin dert. Neyin var oğlum derler. Ağzını açtığında bu muydu yani üzüldüğün şey boş ver derler. O kadar kolay mı boş vermek. Sanırım kolay. Çünkü insanoğlu yaşama telaşına o kadar kaptırmış ki kendisini. Her gün sabahın yedisinde uyanır telaşla işe gider haftanın bir izin gününde eğlenmeye bakar. Yemek yer, uyur, TV izler, yürür, konuşur, susar, uyur, uyanır.…

  • Şiir

    Şiir kendisinin şiir olduğunu bilemez

    Aklımı yaşadım akılsızlaştım, Kalbimi yaşadım kalbim pof diye kayboldu ortalıktan. Güveni tattım, bıçak güvenin arkasındaymış, onunla karşılaştım. Yakınım dediklerim sanki duymuşlar gibi uzaklaştılar. Şarkı dinledim 100. dinleyişimde bıktım. Tanrıya inandım, düştüğümde yanımda değildi. Göremeyince bıraktım. Şeytana taptım, Meğersem şeytanın terimi, alkol ve seks değilmiş bunu da yaşadım. İnsanların gözlerine baktım. Her insandan daha fazla şey gördüğüm için görmeyi bıraktım. İyiliğin içindeki kötülüğe alıştım, kötülüğün içindeki iyiliğe kandım. Çok gezmek, çok okumak istedim. Çok gezdikçe ait olduğum mekânı unuttum. Çok okudukça yoruldum. Aynaya baktığımda beğenemedim kendimi. Karşımda başkası durdu hep. Karakterim hem çok güçlüydü hem savunmasız. Bir savaşta yenildim. Tekrar doğdum kazanmak için, tekrar savaşa koştum. Tekrar yenildim. Bombalar, ateşler, yanan…

  • Deneme,  Toplum

    MÜKEMMELİYETÇİLİK DUYGUSU

    Çoğu insanda bulunan, bir yandan artısı çok olan bir yandan da sürekli insanın ayağına engel olan bir konu. Mükemmellik. Bir insan, işinde, yaptıklarında, ilişkilerinde, hayatında birtakım şeylerin düzenli ve iyi olmasını ister. Hatta yaptığı kekin bile. Kek, basit ve kolay gibi görülebilir ama bizler için, tadı önemlidir, dış görünüşü ise daha çok önemlidir. Bir şeyler istediğimiz gibi gitmek zorunda. Hayal ettiğimiz gibi. İşte bu hayallerimiz, içimizdeki dışa vurmayınca o işe tamam gözüyle bakamayız. Mükemmeliyetçilik budur, yaptığın kekte bile yanlış istemezsin. Tamamen profesyonel olmak zorunda. Kafanızda öyle canlanır ki. Dünyada eşi benzeri bulunmadığını bilirsiniz. Sadece net göremezsiniz. Her şeyin fazlasını ve daha farklısını istediğinizi bilirsiniz. Daha içgüdüseldir. Mesela marangoz karşınıza çeşit…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!