• Şiir

    Yıllık Yalnızlık

      -Sensizlikten Önce…- Güne saçlarının sarılığı açıyor Hava yine biraz sen kokuyor Hüzünlü bir rüzgâr esiyor İçinde biraz kalbim yaşıyor   Salkımların doldurduğu yollarda Kokluyorum havayı arada Bulutlar havadan bakıyor bana Duyuyorum, içime işliyor…   Martıların sesleri artık gelmiyordu Bu sahiller, caddeler, sokaklar… Nefessiz kalmıştı artık, sensiz kalmışlardı   Havada bir ayrılık kokusu var, Kokudaysa bir hüzün, bir burukluk…   Bir özlemde buluşan iki kalp Karalar bağlamış bir karanlıkta Kayboluyorlardı…   -Sensizlikten sonra…- Bir daha var olamadım ruhumda Yoktum sanki, yaşamıyordum   İçimde yarım kalmıştım, Tamamlanmıyordu duygularım   Ama seni bir deli gibi sevdim Saf duygularla sevdim Hissettirmeden, sadece sıcak bir huzurla Ve, sadece kendi kalbimi yakarak Sevdim…   -Sevgiden…

  • Şiir

    Gözlerin Kapanalı

    Çok şey değişti, Gözlerin kapandığından beri Artık yağmurlar yağmıyor Ağaçların yaprakları eskisi gibi gür değil Gözlerin kapandığından beri hayat, Eskisi gibi anlamlı gelmiyor Ya da sesler her zaman olduğu gibi içten değil Vedaları görmek kolaydır da aslında Vedalara alışmak bir o kadar zor Anlatılamayan hisleri anlamaya çalışmak da En zor olanıysa kabullenmekti Gözlerinin bir daha açılmayacağını…

  • Deneme,  Öykü,  Sanat

    Sonsuzluk Sesleri

    Kulağımın dibinde bir sürü ses vardı, hepsi birbirine benzeyen bir sürü ve birbirine karışan ses. Hangisi kimin sesiydi seçemiyordum. Kalabalığın içinde kaybolmaya başlamıştım, buraya ait değildim, olamazdım. Olamazdım ama neredeydim ki? Nereye ait olduğumu bile bilmiyorum. Kim olduğumu bilmiyorum. Nereli olduğumu veya nerede olduğumu da… Cidden kimdim ki ben? Nereye giden bir yolcuydum acaba? Her şeyi merak ediyordum, her şeyi öğrenmek istiyordum kendimle alakalı ama bir sorun vardı: Beni benden başka kim tanıyordu ki? Hiç kimse tanıyamazdı. Ailem, arkadaşlarım ve sokaktan geçen kişiler… hiçbiri tanıyamazdı, sadece kendimi ben bilebilirdim ama bilmiyordum. Nasıl olabiliyordu bu? Kafamı ele geçiren bu sorular beni öldürüyordu. Kendimi çözmek ne kadar zor işmiş meğer, filozoflar bu…

  • Mert KAYALI
    Şiir

    Aşkı anlatmak

    Deliydi seni sevmek ,delilikti aşk kelimeler, sözcükler Seni anlatmaya yetersizdi. Hangi güzellik seni dillendirmeye kafi gele bilirdi ki … Seni anlatmak zor iş aziz’im… Hasreti soluma acıyla saplanan, sana olan özlemle iç çekip , of demekti. Kışın Yağan karın beyazlığı ile doğayı kartpostal’a çeviren ,kar tanelerinin, tane tane hiç birbirine değmeden dans ederek toprağa kavuşmalarını izleyip, bir fincan sıcak kahve mi yudum’larken, buğulu pencerenin camına adını yazmaktı. Seni anlatmak zor iş aziz’im … Gözlerine dalarken, bilinmeyen diyarlara gidip , rüyadaymış gibi kaybolmaktı. Göçebe turnaların kanadına konup, diyar – diyar uçup nasıl aşk Sarhoşu olduğumu haykırmaktı. Bağdat caddesi’nde, sokak sanatçılarının çaldığı müzik eşliğinde, umarsızca deli gibi ahenkle kendimiz den geçercesine dans…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!