• Şiir

    Boşluk

    Uyudum, uyandım Yine yaşıyorum gibi bir izlenim içindeyim Kalbim kırıktı, hissettim Yaşadım Ölü bir bedeni tanımayı denedim Ruhu elinden alınan bir insandım   Tanınmaz haldeydim ruhum bitaptı Yaşantım, benim yüzümden yolundan saptı   Tek kelime işitmeden Her şeyi yakıp yıkarak Ayrılıyordum senden Ama ne yazık ki kalbim ağlayacaktı hıçkırarak   Uyudum, uyanamadım Rüyalarımda sıkışıp kaldım Çıkmaz bir sokakta Sonsuz bir yolculukta Kendimi kurtaramadım Bu boşlukta kaybolup Ayrılamadım…

  • Deneme,  Eleştiri,  Psikoloji,  Toplum

    Yaşamak ya da Yaşamamak tüm mesele bu

    Karanlıkların içinden kalbimizin küçük parçalarını yansıtan yıldızlar var. Her gün itina ile gecenin içerisinden bize sırıtıyorlar. Acaba gökyüzü kalbimize benzeseydi, kalbimizde bu denli karanlık olur muydu? Anlatılacak o kadar duygu, huzur hali, ihanetler varken insan hiçbir hikâyeye yakıştıramıyor kendini. Yok ya, insanın acılarına da saygıları kalmamış bu insanların. Derdini anlatsan bir dert, anlatmasan bin dert. Neyin var oğlum derler. Ağzını açtığında bu muydu yani üzüldüğün şey boş ver derler. O kadar kolay mı boş vermek. Sanırım kolay. Çünkü insanoğlu yaşama telaşına o kadar kaptırmış ki kendisini. Her gün sabahın yedisinde uyanır telaşla işe gider haftanın bir izin gününde eğlenmeye bakar. Yemek yer, uyur, TV izler, yürür, konuşur, susar, uyur, uyanır.…

  • Şiir

    Sevmek Üzerine

      Birdenbire yandı bir meşale                     ağaçlar tutuşmaya başladı sonra                                                 ve ardından kalbimde yandı                                                                       derinden gelen bir kor ateş    Sevmek üzerine yazdık hikâyemizi beraber,               son noktasını koymak istemedik çünkü yaşadıkça                                                    …

  • Öykü,  Psikoloji,  Sanat

    İçten Kanayan Yaralar Zehirler

    Bizim gibi kalbinde yarayla doğanlar bilirler yaşadıklarımızı. Sevginin insanın içine işleyen bir zehir oluşunu yaşamışızdır hepimiz bir gün. Ellerimiz, kalbimiz, gözlerimiz ve daha fazla parçamız, en az bir kere acı çekmemiş midir? Hissetmemiş miyizdir acaba öldüğümüzü içten içe? Kendimizle baş başa kaldığımız dakikaları değerlendirmeyi düşünürken nasıl bir acı çekmiş olduğumuzu düşünüyoruz aslında her geçen dakikanın içinde. Bu his, içimizi kemiren, bizi günden güne yıldırmaktaydı. İnsanları tanımıyor olduğumuz hissini damarlarımıza aşılıyordu bir yandan da. Güneşin batmadığı ilişkilere güneş olanların bile hayatınızı koskocaman bir karanlığın içine bıraktığı günleri yaşıyorsunuz belki de sizler de. Bu zehri paylaşan paydaşlarız aslında hepimiz, biz insanlar, ne yazıktır ki böyle şanssızızdır. Aslında ben de öyle bir yaralı…

  • Deneme,  Toplum

    MÜKEMMELİYETÇİLİK DUYGUSU

    Çoğu insanda bulunan, bir yandan artısı çok olan bir yandan da sürekli insanın ayağına engel olan bir konu. Mükemmellik. Bir insan, işinde, yaptıklarında, ilişkilerinde, hayatında birtakım şeylerin düzenli ve iyi olmasını ister. Hatta yaptığı kekin bile. Kek, basit ve kolay gibi görülebilir ama bizler için, tadı önemlidir, dış görünüşü ise daha çok önemlidir. Bir şeyler istediğimiz gibi gitmek zorunda. Hayal ettiğimiz gibi. İşte bu hayallerimiz, içimizdeki dışa vurmayınca o işe tamam gözüyle bakamayız. Mükemmeliyetçilik budur, yaptığın kekte bile yanlış istemezsin. Tamamen profesyonel olmak zorunda. Kafanızda öyle canlanır ki. Dünyada eşi benzeri bulunmadığını bilirsiniz. Sadece net göremezsiniz. Her şeyin fazlasını ve daha farklısını istediğinizi bilirsiniz. Daha içgüdüseldir. Mesela marangoz karşınıza çeşit…

  • Deneme,  Öykü

    EVRENİN DUYGUSAL KARMAŞASI

    Sonsuzluğun umutsuz bekleyenlerinden biri de ben olmak istemezdim ama oldu. Aradığım yolların ve sessizce çalan telefonların arkasına saklanmaktan korktuğum yerdeyim. Sende olduğumun farkında olmadan beklediğim gecelerde yıldızların karmaşasındayım. Belki de en güzel kadınların bile gözyaşı döktüğü dünyada bana neyin ya da nelerin sevgisizliğinden bahsediyorsun. Yorgun olduğumuz ya da yorgunluğun diz çöktürdüğü yerlerde bulduğumuz anılarımız var bizim. Devrik cümlelerimden anlayamadığın karmaşayı gecenin karanlığından nasıl anlayacaksın?  Sormak istediğim o kadar acının içinde bir kadının dağılan hayallerinin listenin en başında yer alması kime göre ya da neye göre yabancı geliyor. Bunları anlatsan bana hangi antik çağın vazgeçilmez sebepleri arasındadır. Bir savaşın en şiddetli anında zamanın durup da sadece acılara odaklanması benim yazdıklarımı mantıklı…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!