• Deneme,  Öykü,  Sanat

    Sonsuzluk Sesleri

    Kulağımın dibinde bir sürü ses vardı, hepsi birbirine benzeyen bir sürü ve birbirine karışan ses. Hangisi kimin sesiydi seçemiyordum. Kalabalığın içinde kaybolmaya başlamıştım, buraya ait değildim, olamazdım. Olamazdım ama neredeydim ki? Nereye ait olduğumu bile bilmiyorum. Kim olduğumu bilmiyorum. Nereli olduğumu veya nerede olduğumu da… Cidden kimdim ki ben? Nereye giden bir yolcuydum acaba? Her şeyi merak ediyordum, her şeyi öğrenmek istiyordum kendimle alakalı ama bir sorun vardı: Beni benden başka kim tanıyordu ki? Hiç kimse tanıyamazdı. Ailem, arkadaşlarım ve sokaktan geçen kişiler… hiçbiri tanıyamazdı, sadece kendimi ben bilebilirdim ama bilmiyordum. Nasıl olabiliyordu bu? Kafamı ele geçiren bu sorular beni öldürüyordu. Kendimi çözmek ne kadar zor işmiş meğer, filozoflar bu…

error: Kopyalanmaz, çoğaltılmaz, emeğe saygı!!