1.EĞER DÜNYA’DA TİYATRO VAR OLMASAYDI NE GİBİ BİR EKSİKLİK OLURDU?

 

– Merhaba öncelikle,  eğer Dünya’da tiyatro diye bir olgu hiç olmasaydı mutlaka yerine sahne sanatı adında bir şeyler olurdu. İnsan iletişimi oldukça; görsellikle anlatım da olurdu diye düşünüyorum.

2. SİZİ TİYATROCULUĞA İTEN KİŞİLİK ÖZELLİKLERİNİZ NELERDİR?

 

– İnsanla iletişim.  Kesinlikle insanla iletişim.  Ben malzemesi ‘insan’ olan işleri çok seviyorum. Ve tiyatro bunun en güzel ve en büyülü biçimi. Ben insanlara bir şeyler yapmalıyım. Karşılıklı birbirimizi görmeliyiz. O tepkileri ben görmeliyim.

3. GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ TÜRK VE YABANCI TİYATROCU SİZCE KİMDİR?

 

– Bu benim düşüncelerim, seçimlerim. Ama kesinlikle Ferhan Şensoy,  Haluk Bilginer ve Tolga Çevik benim için olmazsa olmazlar. İzledikçe bir şeyler öğrendiğim tiyatrocular.  Kadın oyunculardan da Demet Akbağ, Zuhal Olcay ve Ezgi Mola benim için favoriler. Yabancılardan Garou, Hélène Ségara , Bruno Pelletier Patrick Fiori. Özellikle Fransızlara bu konuda hayranım.

4- TİYATRO OYUNCULUĞUNU HERKES YAPABİLİR Mİ, KONSERVATUVAR OKUMAK GEREKLİ MİDİR?

 

– Tiyatro bilgiyi sever,  yeteneğe hayrandır. Konservatuvar çok önemli tabi ki. Bilgi yetenekle beraber bu işte değer görür. O yüzden okuyan yetenekli, yetenekli ve bilgi sahibi olarak birbirini tamamlamalı. Ama herkes yapabilir mi? Klişedir ama herkes her şeyi yapamaz yapmamalı da. 🙂

5- İÇİNİZDEKİ TİYATRO AŞKINI NE ZAMAN FARK ETTİNİZ?

 

– İlkokul 5. sınıftı. Bir 23 Nisan gösterisinde sunucuydum. Küçük skeçler vardı. Ve bir arkadaşım skeçe çıkmadı. Son anda çekindi. Salon dolu tüm veliler gelmiş. Dolayısıyla amatör olduğu için diğer arkadaşları da öğretmenlerim çıkarmadı. Ve skeç iptal. Yaklaşık 15 dakika kadar bir boşluk ne olacak derken ben hallederim dedim ve sahneye fırladım. J Öğretmenlerim dur filan diyene kadar ben süreyi sohbet muhabbet derken iş çözüldü. Ve daha sonra edebiyat öğretmenim olan hocam bana tiyatrodan yürü dedi ve ortaokul müsamereler, lise üniversite tiyatro kulüpleri. Sonrada tiyatro ekipleri ve 3 senedir de aydınlık kent oyuncularını kurup devam ediyorum.

6- KENDİNİZE ÖRNEK ALDIĞINIZ VE YOLUNDA GİTTİĞİNİZ OYUNCULAR VAR MI?

– Kesinlikte tek isim Tolga Çevik.

 

 

7- BİR TİYATROCU OLARAK HAYATINDA OYUNDAN İBARET OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ OLUYOR MU?

 

– Hayat bir gerçek. Oyunlarda bu gerçeklerden kesit. Bence hayat oyun değil, oyunlar hayat. 🙂

8- SİZCE İNSANLAR GERÇEK HAYATLARINDA ROL YAPIYORLAR MI?

 

–  Eğer olduğundan farklı bir davranış yapıyorsan zaten oynuyorsundur. Peki şimdi ben sorayım sizce rol yapıyorlar mı?

9- ROLÜNÜZE KENDİNİZİ FAZLA KAPTIRDIĞINIZ OLUYOR MU?

 

– Evet, bazen fena oluyor. Genelde 2 kişilik ve tek kişilik oynadığım için kaptırıyorum. Zamandan anlıyorum kaptırdığımı oyunun süresi uzuyor. Doğaçlamada giriyor işin içine. 🙂

10- ROL GEREĞİ BÜRÜNDÜĞÜNÜZ KARAKTER SİZİN KARAKTERİNİZİN TAM ZITTIYSA NELER YAPARSINIZ? FARKLI KARAKTERLERE NASIL GİREBİLİYORSUNUZ?

 

– Gelen her rolü kabul etme gibi bir durum yok. Ben önce gelen rolü inceliyorum, ben oluyorum, olabiliyor muyum? Hepsini inceleyip öyle karar veriyorum. Ama oynayacaksam da çok iyi karakter analizi ile konsantrasyon ile çözmeye çalışıyorum. Bazı küçük tekniklerde kullanıyorum.

11- SİZCE EĞİTİMİMİZDE TİYATRONUN YERİ NEDEN FAZLA YOK?

 

– Çünkü gereksiz görülüyor.  Ama insan ilişkileri için tiyatro çok önemli. Eskiden tiyatro kolları, tiyatro kulüpleri vardı. Ama son yıllarda maalesef yok. Bu çok önemli. Tiyatro kesinlikle anaokulundan başlamalı bunu eğitimi oralardan başlamalı. Saygı sevgi iletişim doğru iletişim erkenden eğitimle verilmeli.

12- SAHNEYE ÇIKTIĞINIZDA NELER HİSSEDİYORSUNUZ?

 

– Öncelikle çok eğleniyorum. Çünkü ben eğlenirsem biliyorum insanları da eğlendireceğim. Yani yaptığın işi sev, sev ve iyi yap ki hakkını veresin derler ya. İşte böyle. Ben her şeyi unutuyorum. O karakterle ve kendimle yaşıyorum. Bazen seyirciyle ben bile gülüyorum. Ben sahnede 2 kere yaşıyorum…

13- SAHNEDE HEYECANLANDIĞINIZ OLUYOR MU?

 

– Zaman zaman oluyor. Ama ben oyuna başlamadan 5 dakika önce heyecandan geberirim. Ta ki ilk seyirci tepkisini duyana kadar. Ondan sonra 2 kez yaşamaya başlarım. Hani derle ya ben oynarken seyirciyi görmem. Ben özellikle görmek isterim. O gördüğüm kahkahalar alkışlar beni sahnede daha da büyütüyor. Ben öyle hissediyorum.

14- IŞIKLARIN ALTINDA OLMAK, TÜM İZLEYİCİLERİN SİZE ODAKLANMASI VE SİZİN HERKESİN İÇİNDE ÖZGÜRCE KONUŞMANIZ SİZE NELER İFADE EDİYOR?

 

– Bakın siz dediniz özgürce. Orası farklı.  Işıkla buluştuğunuz an beyninizin ve dilinizin filtresi artık yok sadece oyun ve getirdiği gereksinim olan doğaçlamalar. Müthişşşş…

15- KOMEDİ OYNAMAK MI DAHA KOLAY DRAM OYNAMAK MI?

 

– Komedi bence. Dram çünkü oynamak bana göre kolay çünkü karakteri oynarsın izlerler ve tepki alkıştır. Ama komedi zor. Eğer güldüremezsen stres başlar işte. Güldürmek zor bence. Gülmüyorlarsa önünüzdeki birçok espriyi de değiştirmek ya da bir şekilde dokunmanız gerekiyor.

16- AYDINLIK KENTİN KURUCUSU OLARAK KENDİNİZE VE KURMUŞ OLDUĞUNUZ TİYATROYA NE GİBİ HEDEFLER BELİRLEDİNİZ?

 

–  Öncelikle ulusal bir ekip olacağız dedik. Ve bunu 3 sezonda başardık. Türkiye’de birçok bölgeye gittik. Covid’ den dolayı da 17 farklı şehir turnemiz iptal oldu. Trakya, Karadeniz, İç Anadolu, Marmara’da oyunlar oynadık. Trakya’da bir cep tiyatromuz var 50 kişilik. Bir kuruma bir kişiye bağlı kalmadan özgür tiyatro yapmak istedik ve sanırım da başardık.

17- OYUNCULUĞUNUZDA NASIL BİR YOL İZLİYORSUNUZ?

 

– Sürekli yenilenmek öğrenmek gerekiyor. Okumak bu işin önemli kısmı. Doğru oyunlar doğru oyuncu arkadaşlarla gelişim kendiliğinden geliyor.

18-  AYDINLIK KENT OYUNCULARI NASIL KURULDU, HİKÂYESİNİ BİZLERE ANLATIR MISINIZ?

 

– Uzun yıllar başka ekiplerde oynadım. Sonra artık isteklerimi özgürce yapmak istedim. Bunu zamanı gelmişti. Ve daha sonra kendi ekibim için çalışmalara başladım. Ruh öküzüm adlı sevgili Erkan Karadeniz hocamın yazdığı iki kişilik oyunla ben perde açtım. Daha sonra farklı oyunlarla turnelerle istediklerimi yapmaya başladım. Kumaya karar vermemdeki amaç tamamen özgür tiyatro yapmak istememden dolayı.

20- SİZCE TİYATRO’NUN İNSANLARA KATTIĞI ETKİLERİ NELERDİR?

 

– Bunu sayfalarca yazabilirim ama tek cümle ile şunu demek isterim; tiyatro hayatımızda olmalı. Tiyatro öğretir.

21- TİYATRO İNSANIN HAYATA BAKIŞINI ETKİLER Mİ?

 

– Kesinlikle etkiler. Bir kere sakinleştirir. Hızlı ve doğru düşünmeyi geliştirir. Olaylara farklı ve geniş açıyla bakarsınız. Muhakeme yeteneğini geliştirir.

22- EN ÇOK HANGİ ROLLERİ OYNAMAK İSTERSİNİZ?

 

Notre dame paris müzikalinde prens rahip notre dame kamburu. Bu 3 ünden biri olabilir.

23- İLK OYNADIĞINIZ ROL NEYDİ?

 

– Klasik olarak Çanakkale destanı ile ilgili bir oratoryo da oynadım.

 

24- EVRENSEL ACIDAN BAKACAK OLURSAK TİYATRO KURAMLARINDAN EN ÇOK HANGİSİNİ BENİMSİYORSUNUZ?

 

– Gözlem ve İletişim.

25-GENÇ TİYATROCULARIMIZA ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?

 

– Sahne bambaşka. Yaşayın peşine düşün ve o alkışları hiç kulağınızdan eksik etmeyin. Önce siz oynayın, önce siz gülün, önce siz inanın. İşte o zaman seyirci ile alışveriş başlar ki o an bir ömre bedel. Ne olursa olsun alkışlar bitmesin perdeler kapanmasın ve alışveriş hiç bitmesin. Sevgiyle…

SERKAN AYDIN İLETİŞİM:

İnstagram: https://www.instagram.com/serkan_ve_sahnesi/

Buse Malkoç

Yazan:

Buse Malkoç

Buse Malkoç , 22 Ekim 1998 tarihinde Tekirdağ Çorlu'da dünyaya gelmiştir. Lise eğitimini Çorlu Tekniki Meslek ve Anadolu Lisesinde Tekstil Teknolojileri Baskı Desinatörlüğü ve Desenciliği üzerine tamamlamıştır. Üniversite eğitimine Atatürk Üniversitesi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünde devam eden Buse Malkoç, yazarlık hayatına liseden beri devam etmektedir. Çeşitli dergiler ve haber sitelerinde deneme ve köşe yazıları yayımlanmaktadır. Avare Dergide Genel Yayın Yönetmenliği yapmış, Düşünce Öykü Dergisinde Editörlük yapmıştır. Aynalar Ülkesinin kurucusu ve sahibidir.