İzlediğim birkaç diziyi yorumlayarak anlattım. Spoiler verdiysem kusura bakmayın. Spoiler vermeden sadece konu üzerinden anlatmaya çalıştım. İzlediğiniz dizileri listede yoksa aşağıya yorum olarak ekleyebilirsiniz. Herkese ulaşması açısından. İzledikçe ikinci bir partını yaparım diye düşünüyorum filmleri de yayımyalacağım bir ara.  Diziler, filmler ne kadar zaman kaybı olarak görülse de bence insana çok şey katıyorlar. Benim gözümde asla zaman kaybı değil. İyi okumalar, iyi seyirler dilerim.. 

BİLİM KURGU


% 3 : Dünya ikiye bölünmüştür, bir kesim açlıkla ve fakirlikle yaşam sürer, diğer kesimse insanlardan üstün olduğunu savunarak lüks hayatlarına devam ederler. Dizi iki kesimin birbiriyle olan savaşını anlatır. İzlediğim en güzel dizilerden biri. Heyecan verici, soluk kesici bir dizi. İzleyin, izlettirin.

Into The Nıght: Türk oyuncu Mehmet Kurtuluş’un rol aldığı kıyameti konu alan bir dizidir. Gerilimi hissettiren bir dizi. Biriyle bu konuda tartışmaya girdiğimi bile bilirim. Tek sezon olduğu için çıtır çerez tadındadır. Güneşin insanları öldürdüğü haberini alan bir grup insanın sürekli batıya uçmasına ve yaşam mücadelesini konu alır.

La Valla: İzlenmesi gereken filmlerden biridir. Bana tam adını hatırlayamadığım biri önermişti. İyi ki önermiş buradan teşekkürlerimi iletiyorum. Dizi tam anlamıyla çok güzel özellikle sonunda o coşku sizinle oluyor. Konusu ise; 3. Dünya Savaşını ve ardından virüsü konu alan bir İspanyol dizisi. İspanyol dizisi deyip geçmeyin dizi sektörü resmen onlardan soruluyor..


Better Than Us:
Bir robota ağladığımı bilirim bu dizide. Konusu robotlar fakat ya bir robotun duyguları olsaydı? Oturun ve izleyin..


Sense 8:
8 kişi tek beden ya da 8 beden tek ruh diyebiliriz. 8 kişinin birbirlerini hissetmesi ve yanlarına gidebilmesinden sonraki olayları konu alır. Dünya’nın dört farklı şehrinden insanlar seçmesi de ayrı güzelliktir. 0 Irkçılık bu yüzden seviyorum ya Netflixi.


Biohackers:
Tıp öğrencisinin aksiyon dolu olaylarını konu alıyor. Çıtır çerez tadında.

AKSİYON/ MACERA

Lupin: Meşhur Fransa Paris’teki Louvre Müzesinde hırsızlık olsaydı ne olurdu? Lupin’in zeka işşi hırsılzıkları dikkat çekiyor. Dizi sonunda insanların hırsız olası gelmiyorsa ben de neyim.. Güzeldir tavsiye ederim..

Emily İn Paris: Genelde cici kızlarımızın seveceği bir dizi. Influencer olayına daha hakim bu dizi. Influencer deyip geçmeyin çünkü Emily çok tatlı ve duygusal bir kız. Amerika’dan Paris seyahatini ve hayatındaki değişiklikleri, karakterini konu alır. Eğlenceli sıkmayan bir dizi.;


Vıs a Vıs:
Türk dizisi Avlu’nun yabancı versiyonu. Kadınların hapisteki hayatını konu alıyor. 5 sezoncuk bir şey. Ama kesinlikle izlemelisiniz. Sonunda hüngür hüngür ağladığımı bilirim.


Snowpiercer:
Filminin de olması haricinde bir de dizisi vardır. Dünya buz tutmuştur ve yeryüzünde tüm insanlar saniyeler içinde donarak ölmüştür. Hiç durmayan bir trende hayat süren insanların çatışmalarını konu alır.

La Casa De Papel: İzlemeyen var mı gerçekten? Bu dizi bir devrimdir. İzlemeyen çok şey kaybeder. İzleyin, izlettirin, yaşatın.


DRAM

Winx Efsanesi: Kader: Winx’le büyümüş biri olarak izlemeseydim içimde kalırdı. Çevremdeki herkes izledi. Senaryoyu azıcık değiştirmelerinin yanında bir pürüz göremiyorum. Winx’in en kötü halini getirseler bile bizler izler ve beğeniriz. Saygılar efendim.


Bir Başkadır:
Türk dizilerinin en güzeli, en sanatsal, en sadesi. Anlatmak istediği çok şey varken dizinin eleştirisinin sadece tesettürlü, tesettürsüz kısmı olması canımı sıkıyor. Oysa dizi koskoca bir sanattan ibaret. Berkun Oya herkesin anlayamayacağı bir dizi çekmiş. TV’deki yorumları izleyip ne düşündüğünü merak ediyorum açıkçası. Olay tesettürlü – tesettürsüz olayı değil. Dizilerde yer verilmezken iki kesime de yer vermesini takdir ediyorum. Artı olarak dizide geçen tüm karakterlerin hayatlarına derin derin giriyor. En gıcık olduğunuz karaktere oturup ağlayabiliyorsunuz. Ne kesimden olursak olalım yaşadıklarımız insani duygular olay bu kadar basit. Normal kapasitede olan bir toplumun bu diziyi anlayabileceğini düşünmüyorum. İzleyin benim hayran kaldığım bir dizidir.

The Queen’s Gambit: Başrol oyuncusu Anya Taylor Joy ve dizi bu yılı ödülle bitirdi. Ödülü sonuna kadar hak eden bir dizi. Satrançı konu alan dizi izleyicilere tüm duyguları sonuna kadar hissettiriyor. Satranç oynayan sizmişsiniz gibi coşkuyu tadıyorsunuz. Diziden sonra satranç satışları tavan yapmış ve herkes satranca başlamıştır. O kişilerden biri de benim kardeşim. Hatta taşların pozisyonunu ve hilelerini öğrenmiş. 12 yaşındaki kardeşime defalarca yenildiğimi bilirim.


Anne With An E:
 Edebiyat kokan bir dizi. Süslü sözler, öğretilerle izlenmesi gerekenler arasında. Kitabı da vardır. Küçük yetim bir kızın evlatlık alınmasından sonraki yaşamını konu alır. Arada duygusal arada komiktir. Çok konuşmasına bakmayın doğru konuşuyor..


Unorthodox:
Bu diziyi izlemeyenler benimle irtibat kurmasınlar. Hem kısa mini dizi olmasıyla çıtır çerez. Yahudi olan bir kadının evlenmesi ve toplum baskısını konu alıyor. Bu diziden sonra çok fazla eleştiri çıkar konuya değin. Sanat filmi benim gözümde. İzlenmelidir.

GİZEM

Tiny Pretty Things: Bir yazar olarak, dansa ve balerinlere ilgim büyük. Balerin okuluna bir de suç eklenince böyle bir dizi çıkıyor.

Hıgh Seas: Eva’ya kendimi yakın hissettiğimi söylemeden edemeyeceğim ve yaşadığı minik aşk beni duygulandırır. İki kardeşin güzelliği bir yana dizi bir gemide geçer. Titanik diye düşünseniz de titanik değil. Keyifli bir dizi.


Somewhere Between:
Aynı anda ölen iki kişinin hayata geri dönmesini konu alır. Katili bulmaya çalışırlar. Gerçeküstü ve gerçeğin birbirine karıştığı ama asla rahatsız etmeyen bir dizi. Güzeldir, heyecanlıdır.

Atiye: Beren Saat’in başrol olduğu Türk dizisi. 1. Sezonunu çok beğendim 2. Sezonunda kafayı yiyorsunuz. Fena değil izlenebilir. Gerçeküstü olaylara ilginiz varsa izleyin derim.

KORKU

Marianne: Buradan Ozan Saraçlar’a selam olsun diziyi onunla izlemiştik. İlk başlarda acayip korksam da sonradan alışıp bizim aileden biri diye saymaya başladım cadıyı. Dizi bir cadının insanlara musallat olmasını konu alıyor. Gayet kan revan içinde korkunç bir dizi.

GENÇLİK

Ginny & Ceorgia: Anne ve kızın bireysel sorunlarını konu alıyor. Arada komik arada duygusal ama güzel denilebilir.


Riverdale:
İşte üzümlü kekim. 5 sezondu sanırım. Dizinin olay örgüsünden çok karakterler sizi içine çekiyor. Her sezonda farklı karaktere bürünen biri var ki 1. Sezonda ona gıcık olup 2. Sezonda sevip 3. Sezonda nefret edip 4. Sezonda hayran kalıyorsunuz. Diziyi izleme sebebim instagramda gördüğüm Cheryl ‘di. Diziye onun sayesinde başladım. Dizi bittikten sonra yılanlı deri ceket çekiyor canınız benden söylemesi.


Sex Education:
Ergenlik çağına giriş yapmış herkesin izleyip bilgi sahibi olması gereken bir dizi. Ben bile bilmediğim bazı şeyleri öğrendim burada. Komedi de olunca işin içinde güzel gidiyor. Adı gibi baştan sona cinsellik üzerine kurulu bir dizi değil. Bilgiler veriyor evet ama normalde bireysel sorunlar, psikolojik sıkıntılar da var içerisinde. Cinsellikten utanmayın, çocuklarınızdan saklayacaksanız şiddeti saklayın..

Aşk 101: Arada tekrar izlesem mi diye düşündüğüm Türk dizisi. Diziyi izlerken aşık olmak ve bir grup arkadaşınızın olmasını istiyorsunuz. En iyi dizilerden biri kendimce. Türklerden neler çıkıyormuş böyle diyebiliyor insan.

 

Elite: Bu diziyi sadece kadınlar izliyordur diye bir önyargım vardı. Ama çevremde izleyen çok erkek var. Demek ki erkekler sadece aksiyon bilim kurgu sevmiyormuş. Bu dizi sadece Carla için bile izlenir. Kadın olmama rağmen Ester hayranlığım var. Entrika dolu gençlik dizisi. Acayip sarar izlerseniz bağımlısı olursunuz.


DÖNEM DİZİSİ

Bridgerton: Dönem dizilerini sevmememe rağmen asla sıkmayıp izletti. Gizem de olduğu içindir belkide. Ve baya eğlenceli gitti. Dikkat sonlara doğru cinsellik üzerine çok sahne var. Netflix dizilerinin hepsinde var da bunlarda daha çok yer verilmiş.

PSİKOLOJİ
Gözlerinin Ardında: Sonunda ters köşe yaptıran bir dizi. Psikolojinizi de bozabilir. Kesinlikle izleyin ama. Deli olmak pahasına bile değer.

Freud: Freud’un biyografisini beklemeyin, hayatının bir kısmını bile konu almıyor ama işte Freud bu, izlenir, izlettirilir. Dikkat fazla cinsellik sahnesi var.

 

Fi: Türk dizilerinin en güzeli. Serenay Sarıkaya’nın başrol olduğu dizide aşk, takıntı işlenir. İzlemeden gitmeyin.

Buse Malkoç

Yazan:

Buse Malkoç

Buse Malkoç , 22 Ekim 1998 tarihinde Tekirdağ Çorlu'da dünyaya gelmiştir. Lise eğitimini Çorlu Tekniki Meslek ve Anadolu Lisesinde Tekstil Teknolojileri Baskı Desinatörlüğü ve Desenciliği üzerine tamamlamıştır. Üniversite eğitimine Atatürk Üniversitesi Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı bölümünde devam eden Buse Malkoç, yazarlık hayatına liseden beri devam etmektedir. Çeşitli dergiler ve haber sitelerinde deneme ve köşe yazıları yayımlanmaktadır. Avare Dergide Genel Yayın Yönetmenliği yapmış, Düşünce Öykü Dergisinde Editörlük yapmıştır. Aynalar Ülkesinin kurucusu ve sahibidir.