Şiir

Kıyam’et

Yaşamak dağınık mıdır?
Kanarım, gözlerime bakarsan.
Dokunma bana, ağlatırsın.
Aldatırsın.
Yağmurun gökyüzünden düşüp,
yeryüzüne çarpıp sekmesi gibi.
Bu aşksızlık.
Yanılırsın.
Ki zaten, gökyüzü ile yeryüzü ancak yağmurlar sayesinde
kavuşabilirdi.
Kıyamet kopuyor, indir silahları.
Yıldızlar bile kaçacak yer bulamıyor.
Öyle sağır eden bir sessizlik ki.
Acını bile duymuyorsun.
Yapma boğulursun.
Sipsiyah bir duman,
gök çatlıyor farkında mısın?
Düşüyor yıldızlar.
Tut elimi, bilmeliyim bir kez olsun.

Uyuyor çocuklar.
Şeytanlar uyanıyor.
Dokunma fazla.
Göz yaşları kuruyor,
Akıp akıp geri geliyor.
Ben ağladıkça, gökten düşüyor.
Gözlerini dikiyor hayat bize.
Güzel olan ne varsa,
Kötüye çevriliyor, sırf aşksızlıktan..
Kıyamet kopuyor anla.
Yavaş yavaş içimde.

”İçimde son kalan duygu zerresi olana kadar dönecek dünya.
Bittiğinde bitecek yaşam.
İçimdeki umut terk ettğinde dünyada kopacak kıyamet.
Siz kurşunlarınızı hazırlasanız bile, asıl silah sözlerim olacak.
Kıyamet kopacak, kıyamet.
Son göz yaşı düşüp kurudğunda, son yağmur tanesi uçtuğunda.
Çocuklar, çocuk olamadığında.
Denizlerin maviliği kaybolduğunda.
Ve senin acıtıp yarı yolda bırakışın gibi
Kıyamet olacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!