Öykü

KARŞILAŞMALIYIZ SENİNLE


Dünyaya masumane şekilde gözümüzü açtığımız anda
Çığlıklar bütün bir koridoru kaplayıp ilk tokadı yediğimiz o zamanda karşılaşmalıyız seninle 

Dizimize bakıp kan gördüğümüzde, ilk yaramızı, kalbimize düşen ilk gözyaşı damlasını hissettiğimizde karşılaşmalıyız mesela
Sabahları okula birlikte geç kalırken, teneffüste kantin sırasında beklerken karşılaşmalıyız seninle
Eve dönüp çantamızı atarken televizyon koltuğuna kumandayı ararken karşılaşmalıyız
Aynı lisede yan yana merdivenlerden çıkarken, derste göz göze gelmeliyiz seninle
Nöbetçi öğrenci masasında karşılaşmalıyız mesela
Boş derslerde dışarıya koşarken ya da bir suç işleyip müdür odasında karşılaşmalıyız en disiplinsiz halimizle
Okulun son günü bahçede sivil elbiselerle toplandığımız o gün karşılaşmalıyız kesinlikle üniformalardan kurtulma gününde
Yeni bir şehire, herkesten uzaklaşıp okumaya giderken bir dinlenme tesisinde de karşılaşmalıyız keskin soğuk yüzümüze vururken
Otobüste muavinin ne içersiniz dediği anda aynı şeyleri söylerken mesela birer soğuk çay gibi
Üniversitenin ilk günü nizamiyenin girişinde turnikelerde birlikte kart basmalıyız mesela, sen önden tabii ki
Kafeteryadan ilk siparişimizi verirken sırada senden sonra olduğumda da karşılaşmalıyız
Ayrı bölümler okuyup aynı fakültede hocaların peşinden giderken kapıyı çalmadan hemen önce de
Sınav sonuçlarına itiraz etmek için saatlerce kapılarda beklerken karşılaşmalıyız
Bir kış günü yalnız başıma sokakta yürürken senin caddene gelip pencereden bana baktığında karşılaşmalıyız kesinlikle her ne kadar bir şeyler silkeliyor olsan da
Bir kafede çalan şarkının nakaratında ve gelen çayın samimiyetinde karşılaşmalıyız, ikimizde şekersiz severiz belki de
Masanın üzerinde biriken ders notlarının önemli diye yeşil fosforlu kalemle işaretlenmiş yerlerinde mesela
Kütüphanede boş yer ararken, raflarda bir kitap ararken, bulduğum bir kitabın içinde kendimi ararken karşılaşmalıyız kesinlikle
Ders çalışmaktan bunalıp kapıya çıktığımızda seni görmek için bahane yarattığımda karşılaşmalıyız biliyorsun
Günler haftalar aylar geçse de bahar geldi dediğin zaman çimlerin üzerine serdiğin hırkanın üzerine uzanınca karşılaşmalıyız krem rengi ve annen ördü biliyorum
Bir edebiyat kulübünde hararetli bir şekilde Peyami Safa okurken, ama Nazım Hikmet dediğinde karşılaşmalıyız seninle o şekilde anlaşamamalıyız bence
Ortak fanzin çıkarıp akımları çatıştırdığımızda karşılaşmalıyız mesela
Yazdığımız yazılarda, okuduğumuz şiirlerde, katıldığımız tiyatro sahnelerinin tozu burnumuzu öptüğünde karşılaşmalıyız seninle belki bir toz olursun sende
Bir yazarın imza gününde ben sana sen bana imza aldığında karşılaşmalıyız seninle kesinlikle
Mezuniyet günü salonu hınca hınç dolduran ailelerin en küçük çocuklarının koşuşturmasında karşılaşmalıyız ayağımız takılmamalı kırmızı halıya ama
Güneşin ilk ışıkları odamıza vurduğunda karnımıza iş telaşının kahvaltıdan önce girdiği zaman yüzümüze çarptığımız soğuk suda karşılaşmalıyız mesela
Alelacele içilen çayların dipte kalan kısmında, kapının önünde eğilip giydiğimiz boyalı ayakkabımızda karşılaşmalıyız
Toplu taşımanın tutamaçlarını tutarken göz göze gelip gözlerimizi kaçırdığımızda karşılaşmalıyız
Yaşlı yolcuya ikimizde aynı anda yer verdiğimizde boş kalan koltuğa buyur edildiğimizde karşılaşmalıyız kesinlikle tabii ki sen oturacaksın benim yerime de
Akşam eve dönüş yolunda akbilde kalan parayı hesaplarken, market alışverişini yapacağımız poşeti çantalarımızdan aynı anda çıkarırken karşılaşmalıyız
Manav reyonunda karpuzlara vururken, domateslerin kırmızısını seçerken, fırından iyice pişmiş ekmek isterken karşılaşmalıyız
Sofrada sırf ses olsun diye açılan televizyonun aldırış etmeden anlattığı akşam haberinde karşılaşmalıyız

Cinayet haberlerinin kan donduran kısmında ağlarken bulup kendimizi bir kadın için bir çocuk için beynimize kan sıçradığında karşılaşmalıyız kesinlikle
Hafta sonu sahaf sahaf dolaşırken sokaklara taşmış sepetlerden eski bir kitap, bir kartpostal seçerken karşılaşmalıyız mesela arkalarında yazılı bir adres varken
Eski kitaplarımızı yenileri ile takas ederken kitap aralarında yazılan notlarda karşılaşmalıyız
Akşam yemeği için gittiğimiz boğaz manzaralı yemek salonunda karşı masalarda oturup karşılaşmalıyız kesinlikle
Eve dönüşte aynı taksiyi ikimiz durdurduğumuzda ayrı taraflardan binmeye çalışırken karşılaşmalıyız
Kafamızı yastığa koyup gözlerimizi kapattığımızda kurduğumuz düşlerde, gördüğümüz rüyalarda, kan ter kalktığımız kâbuslarda da karşılaşmalıyız seninle
Hastane koridorunda monitörden adımızı beklediğimizde, adımızın içerden okunduğu vakitte karşılaşmalıyız mesela
Kan tahlili verirken elimizi sıkıp kafamızı çevirdiğimizde, göz göze geldiğimiz o an karşılaşmalıyız kesinlikle
Amansız bir hastalığa yakalanıp saçımızı kazıttığımızda, ilaçların fayda etmediğini anlayıp kendimizi dünyaya kapattığımızda karşılaşmalıyız mesela
Yoğum bakıma girmeden hemen önceki anda karşılaşmalıyız gözümüzü kapatmadan önce yani
Son nefesimizi verirken yahut bedenimize kefeni geçirdiklerinde yavaş yavaş toprak atarlarken üzerimize kavuşamadığımız yılların hatırına yan yana mezarlarda yattığımız zaman karşılaşmalıyız seninle
Gideceğimiz cennetin kapısında beklediğimde seni mesela.

Artık karşılaşmamız gereken bunca vakitte tanışmalıyız seninle ya bir kardeş ya bir arkadaş ya bir dost ya bir sevgili ya bir eş hiç olamasak da düşman olmalıyız seninle

NECMEDDİN KOÇOĞLU

Bir yorum

  • Yürüyen Kitap

    Ne olursa olsun birkez daha karşılaşmalıyız bazı şeylere geç kalmamak için,. dediğimiz insanlara…

    Çok güzel açıklanmış.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!