Yılların yorgunluğu ile pas tutmuş,
Eski bir fener aydınlatıyor odayı,
Bir ayağı kırık ve yaralı sallanan sandalyeye anlatıyorum…
Siyah-beyaz yaşanmış hikayelerimi.
Hayatımın birikmiş kırıntıları,
Bir bir dökülüyorlar kucağıma.
Elimin tersiyle iteliyorum,
Yerdeki kan kırmızı halıya.
Pencereme konan kuşlar bile,
Aldırmıyor kırıntılara.
Farketmiyorlar ki karnım tok acılara…
Yorgun olduğumu fark etmiyorlar.
“Kahveniz nasıl olsun bayım gümüş kakmalı fincanda?
Tatlıda koydum size altın varaklı tabakta.
Kenarları biraz yanmış ama bakmayın artık kusuruma,”
Kafa tutmak isterdim hayata,
Tuttum da zaten.
O da beni tuttu fırlattı…
Kara asfalttan kazıdılar bedenimi.
Sayamadım kaç yaprak döküldü hayatımdan,
Kaç sevdiğim söküldü yüreğimden,
Kaç gülün dikeni battı parmak uçlarıma…
Acıttı ve kanattı.
Ne acılar gördüm sanki neler yaşadım
Ne hüzünler gömdüm toprağa
Bu kez filizlenip, yeşersinler diye…
Pembe begonviller ektim saksılarıma.
I want to break free eşliğinde suladım onları,
Son danslarını benimle yapsınlar diye.

Yeşim Değer

Yazan:

Yeşim Değer

22 Nisan’da İstanbul’un İstinye semtinde dünyaya geldim. Liseyi BKÇ Lisesinde tamamladıktan sonra Açık Öğretim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun oldum. Her Şeye Dair Ne Varsa İçinde adlı şiir kitabının yazarıyım. YETER ARTIK ve YALNIZLIK şarkılarının söz yazarı olmakla birlikte Keşan postası, Uha Haber ve Edebi Meclis haber  sitelerinde köşe yazarlığı yapıyorum. Ayrıca kitap yazmaya devam etmekte ve Edebi İşler Topluluğu ile birlikte güzel projelere imza atmaktayım.