Deneme,  Öykü

EVRENİN DUYGUSAL KARMAŞASI

Sonsuzluğun umutsuz bekleyenlerinden biri de ben olmak istemezdim ama oldu. Aradığım yolların ve sessizce çalan telefonların arkasına saklanmaktan korktuğum yerdeyim. Sende olduğumun farkında olmadan beklediğim gecelerde yıldızların karmaşasındayım. Belki de en güzel kadınların bile gözyaşı döktüğü dünyada bana neyin ya da nelerin sevgisizliğinden bahsediyorsun. Yorgun olduğumuz ya da yorgunluğun diz çöktürdüğü yerlerde bulduğumuz anılarımız var bizim. Devrik cümlelerimden anlayamadığın karmaşayı gecenin karanlığından nasıl anlayacaksın?  Sormak istediğim o kadar acının içinde bir kadının dağılan hayallerinin listenin en başında yer alması kime göre ya da neye göre yabancı geliyor. Bunları anlatsan bana hangi antik çağın vazgeçilmez sebepleri arasındadır. Bir savaşın en şiddetli anında zamanın durup da sadece acılara odaklanması benim yazdıklarımı mantıklı kılabilir mi? Mantığın hayatın en anlamsız yerinde kafamızın içinde dolaşıyor olması sinir bozucu bir duygunun tarihçesini anlatıyor. Bu tarihçe bir kadının yaşamının 24 saatine denk gelen bir duygu karmaşası olabilir. Bu duygu karmaşasının duygusuzluğunun labirentinde yol bulma çabasındayım. Bu çabanın yolun yarısında pes edip adım atmamasından korkuyorum. Benim korkularım yazdıklarımla sınırlı değil. İçimde biriken ve zirveye kadar uzanan  korku yığını arasında kendime bir mabet ararken aslında benliğimdeki sakinliğin başka bir yerde olmadığını görüyorum. Gördüğüm bu benlik karmaşası aslında beynimde dönüp duran kelime oyunundan başka bir şey değil.  Bu hayatın içindeki ne olduğu belirsiz kelimelerin aslında anlamı olmayan zamanlarda olaylar arasında oluşan geçişlerden birkaçıdır. Geçmişle gelecek arası yaşanılan anıların geçişinde astronomik bir anlatı yoktur. Benim bu evrensel duygu teorilerim belki de yanlışla doğrunun yadsınamaz ön verisidir. Hayatın duygusal karmaşasının evrensel teorilerle desteklememin hayatın hangi tarihçesinde yazılıdır. Yüzyıllar öncesinden ve yüzyıllar sonrasından arada kalan zaman diliminde hayatın kendi benliğinde neler yaşadığını kimse bilmeyecek. Bilinmeyen bu karmaşanın arasında bile göç ettiğimiz beyinlerden hayallerimize doğru yolculuğumuz bulunmamaktadır. İnsanoğlu geçmişle gelecek arasında yaşadıklarının bir mantığa sığmadığını görmekten kaçınmış. Hayatı belli belirsiz kelimelere hapsetmiştir. Bu yüzdendir ki insan evrenin duygusal karmaşasında bile kendi benliğinin tarihçesini görmemektedir.

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!