Öykü

Benliğimdeki ben

Düşünmekten korkuyorum artık. Güvenimin kalmadığı akşamlarda elimde bir kitapla sessiz sevdalara dalıyorum. Biliyorum bir gün olsun kimse beni ben olduğum için sevmedi. Her gece saklandığım kendimden sabahları yüz yüze gelmek artık korkutuyordu beni. Aynalara küsen kadınları şimdi daha iyi anlayabiliyordum. Bazen de onların beni anlamasını istiyordum ama sırtlarını dönüyorlardı bana. Sessiz sedasız bir gidişin arkasından akan birkaç damla gözyaşına sarılıyordum. Ben kendimden kaçtığım zamanlarda hep sana geldim ama sen bir kez olsun açmadın kapını. Hep o kapının arkasından bağırdım bencilliğine. Şimdi kapkatı bir kalple yanına geldiğimde bir şeyleri şikayet ediyorsun. Yine beni görmüyorsun. Elimde tuz buz olmuş kalbimle yürüyorum uçurumun üzerindeki köprüde. Dünyanın ne kadarda acımasız olduğunu Sabahattin Ali’yle tartışacak kadar ruhsuzdum bu gece. Bana hak veren bütün kelimelerin içinde bir tek adın yoktu. Bundan dolayı hep aşk acıdan korktu. Saklandığımız diyarların acımasızlığında yazıyorum bunları kendime. Çünkü bir tek ben varım içimdeki benliğimde. Gün gelecek dünden kalan sevgisizlik bile sevginin ne kadar büyük olduğunu öğrenecek. Kadınlar gecenin karanlığında göğe yükselecek. Dünya yıkılmanın eşiğine gelecek. Herkes gidecek. Bir tek ben kalacağım dünyanın çatlayan duvarlarını sıvayan. Herkes ruhunun mutsuzluğundan dolayı saklandığı deliklerden bana mektuplar gönderecek. Bir tek senden gelmeyecek iki satır. Ne yapayım sitem mi edeyim bu kadar merhametsizliğine. Yoksa bavulumu açıp ben mi göndereyim yazdıklarımın arasından. “Neden” dediğini duyar gibiyim. Belki de yine sesinin gülüşüne yansıdığı kokun yüreğimi sızlatıyor. Yine şiir ruhlu kuşlara takılıp gidiyorum Bağdat Sokaklarına. Geceleri gökten gelen bir ses duyarsan bil ki benim acılarımın harf harf düşmesidir yeryüzüne. Gökten düşün bütün harflerim bitmeye başladı. Acı artık derinlere işledi. Ne şiir gideceği yere vardı ne de şair şiiri gökten yeryüzüne gönderdi. Acı dolu hikayeler uçurumlarda buldu kendini.

 

-Nurcan Özgür GÖK

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!