Mert KAYALI
Şiir

Aşkı anlatmak

Deliydi seni sevmek ,delilikti aşk kelimeler, sözcükler
Seni anlatmaya yetersizdi.
Hangi güzellik seni dillendirmeye
kafi gele bilirdi ki …
Seni anlatmak zor iş aziz’im…
Hasreti soluma acıyla saplanan,
sana olan özlemle iç çekip , of demekti.
Kışın Yağan karın beyazlığı ile doğayı kartpostal’a çeviren ,kar tanelerinin, tane tane hiç birbirine değmeden dans ederek toprağa kavuşmalarını izleyip, bir fincan sıcak kahve mi yudum’larken, buğulu pencerenin camına adını yazmaktı.
Seni anlatmak zor iş aziz’im …
Gözlerine dalarken, bilinmeyen diyarlara gidip , rüyadaymış gibi kaybolmaktı.
Göçebe turnaların kanadına konup, diyar – diyar uçup nasıl aşk Sarhoşu olduğumu haykırmaktı.
Bağdat caddesi’nde,
sokak sanatçılarının çaldığı müzik eşliğinde, umarsızca deli gibi ahenkle kendimiz den geçercesine dans etmekti.
Seni anlatmak zor iş aziz’im…
Galata’dan muhteşem şehri izleyip, tam da burada bu şehirde nefes aldığını bilmek gibiydi.
Seni düşünmek Pierrelotiden , haliçe başımla selam verip , söylediğin cümlelerin ,ruhumu nasıl da fetih ettiğini düşünüp Gülümsemek ti.
Seni anlatmak zor aziz’im …
Yollara düşüp otobüsün çok yavaş ilerliyor düşüncesine kapılıp, oturduğum koltuktan yüreğim’le hız alıp sana koşmak’tı.
Kan kırmızı açan, başak tanesine tutkun , hüzün çiçeği gibiydi. Susadığımda kana kana nefes almadan ,lıkır lıkır bir dikişte içmek ti.
Seni anlatmak zor iş aziz’im…
Sayfalarını çevirip, satır – satır tek cümlesini atlamadan, heyecanla kitabı okuyup bitirmeye çalışırken,
sonunun nasıl biteceğini merak etmekti.
Renklerini yaprak – yaprak doğaya saçan, hazan mevsimi gibi
samimi ve içtendi.
Seni anlatmak zor iş aziz’im…
Gökyüzünü pamukları ile toplayıp, mavisi ile sarıp sıkı sıkı kucaklamak, bulutlardan semaya resmini çizmekti. Sahilde oturup ,gün batımını izlerken güneşin kirpiğinden düşen Kızıl damlasını biriktirmekti.
Seni anlatmak zor iş Aziz’im.
Şımarık çocuklar gibi, oyun bozanlık yapıp, mızıklanarak sana tatlı tatlı küsmekti.
Bulutlarda dalgalanıp yükselen ve yükseldikçe gözden kaybolan, uçurtmanın ipini ellerimin arasından bırakıp, koşar adımlarla kanat çırpmaktı.
Seni anlatmak zor iş Aziz’im.
Sağanak yağan yağmurun altında sırılsıklam ıslanıp, ardından çıkan muhteşem rengarenk gökkuşağına; merhaba deyip ,sana yeniden tekrar tekrar bıkmadan, usanmadan tutkuyla ilk gün gibi heyecanla her sabah yeniden sil baştan başlamaktı.
Seni anlatmak zor iş Aziz’im.
Mayıs ayında açan Gelincik tarlalarında, kollarımızı iki yana açıp, neşeyle coşup, küçük bir kız çocuğu edasıyla mutluluk çığlıkları atıp kahkahalarla, gözlerim yaşarıp karnım ağırana dek gülmekti. Gecenin karanlığına el sallayıp güle güle derken doğmak için şafağı yırtan güneşi koynuma almaktı.
Seni anlatmak zor iş Aziz’im.

-HATİCE IŞIK

2 Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!