Öykü,  Sanat

Anlatsam Duyar Mısın?

Soruyorum sana,

Dinler miydin anlattıklarımı? Hiç konuşmadan ama, sadece susarak ve gözlerime bakarak, beni anlamaya çalışarak dinleyecektin. Bütün bunları hiç zorlanmadan yapamayacaktın ki, anlatmam için bir neden sunmadın bana. Yaptırmadığın bir şey için gelip beni sorumlu tuttun. Neden? Sana bir çiçek alıp geldiğimde ya da gözlerine bakıp güzel cümleler sarf ettiğimde hep daha fazlasını isteyerek sevginin dozunu aşmak suç değil miydi? Her zaman zaten her ilişkide tek suçlu vardır ya… Seni, bilinmezliklerde kaybolan hayallerin ve gerçeklerin yüze tokat gibi çarptığı hayatların kesiştiği noktada gördüğümde bilmeliydim bunu aslında. Bilemedim, sevmiştim işte. Hatalıydım, haklıydın.

Biliyorum ama,

Beni dinlemek senin için zor. Çünkü korktuğun tüm gerçekleri bilen biriyim. Seni belki de senden daha iyi tanıyorum, bilebilir misin bunu? Bence bilemezsin. Yanımda ağladığın gecelerdeki çaresizliğini unutmuş olamazsın ya da düştüğünde elini tutan elleri kolayca kırdığın zamanları hatırlarsın. O eller işte sensizlikten damarlarında akan kanları unuttu, sevgin o ellerin içinde akan bir zehir olup dolaştı. Peki sen ne yaptın? Hiçbir şey, sadece izledin. Elinde birkaç şişe ve belki bir sigarayla oturdun ve izledin. Düşerken seni tuttukları gibi kimseyi tutamadın ve bu yüzden etrafını suçladın. Ben kendime dair olan gerçekleri itiraf etmekten korkmam, peki ya sen korkar mıydın? Korkardın. Kendine ait olan gerçekleri kabullenemedin ki bugüne kadar.

Duyguların senin için ne ifade ettiğini bilemem, 

Seni sevenleri bu kadar kolay göz ardı etmek kolaydı belki de ya da işine gelinceye kadar yanında durup sevmek de bir tercihti, bilemem. Uzaklara gittiğimde geleceğini söylemiştin ama ne zaman gitsem sen de gittin ve benim gibi bir neden belirterek değil, kaybolarak gittin. Kırılan sadece sen oldun ama, başkaları hep kırıcı olandı. Kalbi olan tek kişi sendin sanki bu dünyada. Kabullenemedin hayatı, kendi gerçeklerini yalanlara sarıp bir yere gömmeye çalıştın ve ne zaman ortaya çıkmaya yaklaşsa o yaklaştıran kişiyi gömmeye çalıştın. Yalnız kalınca da geceler boyu oturup ağladın. Sen bu karanlıkları hak ettin mi ki? Kalbine bu zulmü çektirme hakkını kendinde bulabildiysen, etmişsin de demektir aslında.

Anlat dedin belki, doğru

İşte anlattım her şeyi. Biraz senden kattım, biraz benden. Gördün mü sandığın kadar da zor değil aslında gerçekleri tanımak.

Yine de son kez sormak istiyorum:

Anlatsam her şeyi, duyar mısın sesimi?

 

Avatar

Ozan Saraçlar, 26 Ekim 2002 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Lise eğitimini Çevre Koleji'nde tamamlamıştır. Üniversite eğitimine Bahçeşehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde devam eden Ozan Saraçlar, daha önce yazdığı Cambios En El Sistema Educativo Escolar başlıklı yazısı ile UNESCO tarafından sertifika ile ödüllendirilmiştir. İngilizce, Türkçe ve İspanyolca dillerinde yazı çalışmaları bulunmaktadır.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!